Bursa Zoo, Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği’nin (EAZA) yürüttüğü Wetlands for Life koruma kampanyasına katıldı. Kampanya, sulak alanların korunması konusunda kamuoyunda farkındalık oluşturmayı hedefliyor.
Sulak alanlar; göller, deltalar, bataklıklar, sazlıklar ve su basan ormanlar gibi yılın tamamında ya da belli dönemlerinde suyla kaplanan doğal alanlar olarak tanımlanıyor. Bu alanlar hem kara hem su ekosistemi özellikleri taşıyor ve doğanın en üretken sistemleri arasında yer alıyor.
Uzmanlara göre sulak alanlar dünyada ormanlardan daha hızlı kayboluyor.
Bursa, Türkiye’nin önemli sulak alan merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bursa çevresindeki sulak alanlarda sık görülen gri balıkçıl (Ardea cinerea), ekosistemin sağlığını gösteren türlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Balıkçıllar küçük balık ve amfibi popülasyonlarını dengede tutarak besin zincirinin üst halkasında yer alıyor. Uzmanlar, bu türlerin kaybolmasının su kalitesinde bozulma, habitat parçalanması ve insan baskısının artışı gibi sorunların göstergesi olabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye, üç ana kuş göç yolunun kesişim noktasında bulunuyor. Bursa’daki sulak alanlar göçmen kuşlar için dinlenme ve beslenme alanı işlevi görüyor.
Sulak alanlar:
Sulak alan kaybı; sel riskinin artması, su kalitesinin düşmesi ve karbon salımının yükselmesi gibi sonuçlar doğurabiliyor.
Bursa Zoo’nun dahil olduğu EAZA Wetlands for life koruma kampanyası, iki yıl boyunca Avrupa genelinde sulak alanların önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Kampanya kapsamında eğitim faaliyetleri ve farkındalık çalışmaları yürütülecek.
Uzmanlara göre sulak alanların korunması yalnızca doğal yaşam için değil, şehirlerin güvenliği ve sürdürülebilirliği açısından da kritik önemde.
Longozlar susarsa yalnızca kuşlar değil, şehir de etkilenir.
Kaynaklar