Bursa ZOO ailesinin yeni sakinleri

Bursa ZOO geçen hafta yeni sakinlerini, fok ve penguenleri Bursalılarla buluşturdu yeni yapılan barınaklarında.Her zaman altını çizdiğim gibi, burada atılan tüm adımlar, EAZA/Avrupa Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliğinin standartlarında ve hayvanların doğal yaşam kurallarına uygun atılıyor.Devreye giren her iki barınağa yerleştirilen havuzlar içindeki su kalitesi, barınak içindeki büyük kapasiteli su arıtma sistemi ile devamlı kontrol altında tutuluyor ve hayvanların doğadaki yaşam koşullarına paralel bir ortam oluşturuluyor. Dışarıdan baktığınızda mas mavi su kütlesi içine hayvanlar hareketli yaşamlarını sürdürüyorlar, ama bu ortamı sağlayan çok büyük kapasiteli, adeta bir su fabrikası var tesisin içinde.
Şu anda 2 adet fok, 11 adet penguenimiz bahçemizde yaşamaya başladılar, 11 adet penguen daha önümüzdeki aylarda ailemize katılacaklar ve Bursa ZOO, 112 türde, 1200 adet hayvana ev sahipliği yapar hale gelecek. Bu arada ailemize önümüzdeki aylarda başka türler de katılacak, örneğin gelecek baharda gergedanlar, kırmızı pandalar ve antiloplar, 2018 sonbaharında filler…
Doğanın bu nadide canlıları, Bursa ZOO’un bilgili ve becerikli teknik ekibinin, adeta 24 saat gözetiminde, yaşamlarını sürdürüyorlar, beslenme ve sağlık kontrolü işleri, tatil günleri dahil, onların sorumluluğunda devam ediyor. Bu ekipte yer alan tüm çalışanlar, kendi çalışma konularında, EAZA tarafından, Avrupa’nın değişik hayvanat bahçelerinde eğitiliyorlar. Diğer bir değimle, 1200 canlıdan oluşan bu büyük ailenin, yaşamlarını sağlayan ve sizlerce görülmeyen, çok hareketli bir mutfağı var.

Penguen dediğimizde bize sorulan soru, onlar kutuplarda yaşamıyorlar mı, Bursa sıcağında nasıl yaşayacaklar? Bize gelen penguen türünün ana vatanı Güney Afrika sahilleri, dolayısıyla sıcağa alışıklar. Ama yerküre üzerinde, insanların verdiği zarar nedeniyle, nesilleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya, şöyle ki 1920’lerde Güney Afrika sahillerinde 1milyon penguen yaşarken, 1955’te bu sayı 147bine, 2015’te de 18bine düşmüş durumda. Kaçak avcılık, yumurta ticareti ve sulardaki petrol kirliliği, gibi sebepler, Afrika penguenlerinin geleceğini ciddi anlamda tehdit ediyor.
Bazı ortamlarda hayvanat bahçeleri, hayvanların doğal yaşam ortamlarından koparıp, adeta esaret ortamına sokuldukları yolunda eleştiri alırlar. İlk bakışta bu eleştiri haklı gibi görünse de, hayvanat bahçelerinin var olan iki değerli hedefi var, insanlara, özellikle çocuklara, hayvanları tanıtmak ve sevdirmek, diğeri ise, nesli tükenmekte olan hayvan türlerini koruma altına almak ve üremelerini sağlamak.

Penguenlere biraz daha yakından bakarsak, çok hareketli hayvanlar olduğunu, tek bir yolculukta 50-70 km yol alabildiklerini, 2-3 dakikada 60m derinliğe dalabildiklerini görürüz, sudaki hızları saatte 20km.e kadar ulaşabilir. Üzerlerindeki siyah ve beyaz tüyler her yıl yenilenir, beyaz tüyler sudaki yırtıcılardan, siyah tüyler de havadakilerden korunmalarını sağlar. Günün büyük kısmını suda, hamsi ve sardalya türü balıklarla beslenerek geçirirler, geceleri de birlikte kıyıda toplanırlar. Afrika penguenleri ortalama 3kg ağırlığındadır ve 45 cm uzunluğunda olurlar. Ömürleri ise ortalama 10-15 yıldır. Tek eşlidirler ve yılda bir kez ürerler. Dişiler 2 yumurta yapar, her iki yetişkin de yumurtalarının üzerinde 40’ar gün süre ile kuluçkaya yatar, kuluçkadan sonra yavru kuşu 30 gün süre ile besler ve korurlar. Genç civcivler 60-130 gün arasında koloniden ayrılırlar, 4 yaşında da üreme olgunluğuna erişirler.
Şu anda Bursa ZOO’da yaşamlarını devam ettiren 2 adet fok ta Güney Afrika kökenlidir. Yetişkin erkek bireylerin vücutları koyu gri, dişiler ise kahverenginin değişik tonlarında kürkle kaplıdırlar ve genelde Güney Afrika’nın batı ve güney sahillerinde yaşarlar, sayıları yaklaşık 1,5-2 milyon civarındadır. Aslında dünyadaki fokların 8 türü bulunuyor, ama kuzey yarımkürede sadece 1 türü yaşıyor, diğer 7 tür güney yarımkürede. Güney Afrika fokları, 180km Güney Afrika sahili boyunca, genelde denizin derinliklerinde yaşarlar ve deniz balıklarıyla beslenirler. Yaz aylarında üremek için kumsallara ve kayalık nehir yataklarına gelirler. Vücutları, soğuk sularda üşümelerini önleyen 2 katmanlı deriyle katlıdır. Genelde göç etmezler, erkekler 19 yıl, dişiler 22 yıl yaşarlar. Erkekler dişilerden daha iridir, 2-2.5m boya ve 200-360kg ağırlığa sahiptirler. Dişiler ise 1.2-1.6m boyunda ve 36-110kg ağırlığındadırlar. Kürklü foklar derileri yüzünden bilinçsizce avlanmaktadırlar ve dünya üzerindeki sayıları azalmaktadır. Gebelikleri yaklaşık 1 yıl sürer ve sonunda 1 yavru doğururlar. Yavrular doğduklarında yüzemezler ve annelerinin koruması altındadırlar. Anneleri yavrularını 8-12 ay emzirirler, sütten kesildikten sonra da onları suya bırakıp avlanmayı öğretirler.
Değerli okurlarım, sizleri bu ön bilgileri okuduktan sonra Bursa ZOO’yu, özellikle çocuklarınızla beraber gezmeye davet ediyorum, tabii sadece fok ve penguenler için değil, tüm diğer hayvanları görmeğe, Bursa ZOO’nun muhteşem ağaç dokusu içinde doğanın güzelliklerini yaşamaya ve çocuklarınıza yaşatmaya davet ediyorum. Ziyaretçilerimiz içinde bol miktarda, çocuk arabası içinde getirilen bebekler oluyor, bu görüntüler beni çok mutlu ediyor. Ben herkese, ailelere, eğitim camiasına bu doğa harikası alanda, içinde yaşadığımız ve dünya var oldukça yaşayacağımız paha biçilmez değerlerimizi çocuklarımıza sevdirmeyi ve koruma duygusunu aşılamayı öneriyorum, çocuklarımız bu hazinemizin farkına varıp sevsinler ki, ileri yaşlarda bilinçsizce tahrip etmesinler, yok etmesinler.

Yazar: Erdem Saker